SALT’ta ‘Tatlı Karmaşa’

Agos

60’lı yılların Ermenistan ve Türkiye sinemalarını karşılaştırmalı olarak inceleyen gösterim ve konferans programı Sweet Confusion [Tatlı Karmaşa], SALT Galata’nın ev sahipliğinde devam ediyor. Sinemaseverlerin ve akademisyenlerin ilgi göstermesi beklenilen konferans ve gösterim programına ilişkin detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

AICA Ermenistan, Anadolu Kültür, Ermeni Ulusal Sinema Merkezi, Ermenistan Türkiye Sinema Platformu ve tranzit.at iş birliği ile gerçekleşen gösterimlerde 18 Mayıs Cuma günü programında Ermenistan sineması örneklerinden Frunze Dovlatyan’ın 1965 yapımı Barev, es em [Merhaba, benim] adlı filmi, Lütfi Ö. Akad’ın 1968 yapımı Vesikalı Yarim adlı filmi ve Atıf Yılmaz’ın 1962 yapımı Bir Gecelik Gelin adlı filmi yer alıyor. Sinemaseverlerin ve akademisyenlerin ilgiyle takip etmesi beklenilen gösterimlerde filmler Türkçe ve Ermenice altyazılarla gösterilecek.


17 Mayıs’ta gösterimi yapılan, Menq enq, mer sarery [Biz ve dağlarımız] Hayrik [Baba] Erankyuni [Üçgen] adlı filmlerden bazıları ve 18 Mayıs’ta gösterimi yapılacak filmlerin bir bölümü ise 20 Mayıs Pazar günü SALT Depo’da tekrar gösterilecek.
Eurasia Partnership Foundation, USAID, Erste Stiftung ve Allianz Kulturstiftung desteğiyle gerçekleştirilen Sweet Confusion [Tatlı Karmaşa], uluslararası araştırma projesi Sweet 60s, güncel sanatsal ve teorik bakış açıları aracılığıyla 1960’ların, “romantik devrimci dönem” büyük anlatısına dâhil edilmemeleri nedeniyle bilinmeyen, azımsanan, saklı bağlam ve sınırlarını inceliyor.
Geniş katılımlı konferans
Değerli sinemacı ve akademisyenlerin katılacağı konferans ise 19 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek.
1960’larda kültürel ve politik sistemlerin karmaşık ilişkileri üzerinden “öteki”nin belirlenmesi ve biçimlendirilmesiyle kendini tanımlama ve konumlama sürecindeki, jeopolitik anlamda yabancılaştırılmış iki durumun sosyo-politik ve kültürel paradigmalarının yeniden okunmasını amaçlayan konferansta konuşmacı olarak;
Hrach Bayadyan, Keti Chukhrov, Zeynep Dadak, Siranush Dvoyan, Dimitris Eleftheriotis, Vigen Galtsyan, Ahmet Gürata, Nazareth Karoyan, Nadire Mater ve Fatih Özgüven katılacak
Film gösterim programı, film sinopsisleri ve konferansa ilişkin ayrıntılar ise şöyle;

18 MAYIS FİLM GÖSTERİM PROGRAMI

14.00
Barev, es em [Merhaba, benim]
Frunze Dovlatyan
1965, 137’ (Ermenice; Türkçe altyazılı)
16.20
Vesikalı Yarim
Lütfi Ö. Akad
1968, 90’ (Türkçe; Ermenice altyazılı)
18.00
Bir Gecelik Gelin
Atıf Yılmaz
1962, 77’ (Türkçe; Ermenice altyazılı)
FİLM SİNOPSİSLERİ
Barev, es em [Merhaba, benim]
Frunze Dovlatyan
1965, 137’ (Ermenice; Türkçe altyazılı)
1940’ların Moskova’sında Oleg ve Lyusya ile geçirdiği mutluluk dolu zamanlar, Ermenistan’daki Elegez Dağı’nda bulunan bir araştırma laboratuvarında kozmik fizik üzerine çalışan Artyom Manvelyan’ın peşini hiç bırakmaz. Geçmiş ve şimdiki zaman, savaş zamanı Moskova’sı, Ermenistan dağlarındaki sonsuz kış, Erivan, 60’lı yıllarda Moskova ve kendi belleği arasında gidip gelen genç fizikçi, sürekli olarak alter egosuyla diyalog halindedir.
Vesikalı Yarim
Lütfi Ö. Akad
1968, 90’ (Türkçe; Ermenice altyazılı)
Türk sinemasının gelmiş geçmiş en büyük aşk hikâyelerinden Vesikalı Yarim, 60’lar İstanbul’unun duygusunu kendine has bir şekilde sunan “gerçekçi bir melodram”dır. Şiirsel dili ve usta işi sinematografisiyle film, 60’ların farklı mekânlarında, Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın etkileyici performanslarıyla hayat bulan bir aşkı; konsomatris Sabiha ile manav Halil’in aşk hikâyesini anlatır. Diyalogları ve güçlü müzik kullanımıyla unutulmazlar arasındaki yerini alan Vesikalı Yarim, arzu ve vazgeçiş arasındaki gelgitleri ve hikâyenin her yerine sinen bitmek bilmez bir şüpheyi yansıtırken, geleneksel ahlakçı yaklaşımda bir kırılma yaratmayı da başarır.
Bir Gecelik Gelin
Atıf Yılmaz
1962, 77’ (Türkçe; Ermenice altyazılı)
Kazanova Burhan, 11. karısından da boşanmasının üzerinden çok vakit geçmeden Oya adlı genç bir kadınla tanışır ve evlenir. Fakat, evliliklerinin ilk gecesinde bir anda Oya’nın eski karılarından farklı olduğunu fark eder. Oya’nın düğün gecesi başlayan numaraları, Burhan’ı bir Arap prensinin de işin içinde olduğu bir kaçırma hadisesinden bir Çingene çetesiyle kavgaya karıştırmaya kadar birçok fantastik olayla devam eder. Oya farklı karakterlere büründükçe, Burhan her seferinde ona biraz daha fazla aşık olur ve sonunda ona boyun eğer. Burhan’ı sonunda yola getiren Oya, bu sefer gerçek kimliğiyle onunla bir kez daha evlenir. 60’ların en eğlenceli ama az bilinen komedilerinden biri olan Bir Gecelik Gelin, dönemin yaşam tarzları üzerindeki değişik kültürel etkileri iyi bir şekilde sergileyen ilginç bir film.
Erankyuni [Üçgen]
Henrik Malyan
1967, 84’ (Ermenice; Türkçe altyazılı)
Travmatik bir göç deneyimi, gizliden gizliye geçmişe duyulan ortak keder, yeni toplumsal şartlara uyum çabası ile kentleşme sonucu seçkinleşen yaşam alanlarının bir araya getirdiği beş demirci ve bir genç, üçgen şeklindeki küçücük bir demirci dükkânında kardeşlik ve dayanışma dolu tarifsiz anlar yaşamaktadır. Yetişkinler çekiç sesleri eşliğinde melankolik türküler söylerken, genç Hovik Hollywood’u, Mary Pickford’ı, Vahşi Batı’yı, kumarhaneler ve sinemayı hayal eder. Kayıp vatana duyulan özlem, belirsiz geleceğe dair ürkütücü bir iyimserlik ve Sessiz Sinema dönemine karşı tartışmasız bir hayranlık arasında kısa süreli bir araf niteliğindeki bu film, unutuluşun sularına doğru hiçbir zaman tamamlanamayacak tatlı ve kederli bir yolculuktur.
Hayrik [Baba]
Henrik Malyan
1972, 76’ (Ermenice; Türkçe altyazılı)
Hayrik [Baba], Sovyet Ermenistan’da sosyo-politik paradigmadaki değişim ile modernden post-modern şartlara geçişi anlatırken, ayrıca “buzların eridiği dönem”in sonunu vurgular. Film, 1970’lerin başlarında Erivan’da yaşayan ve kırsal bölgede hayatını sürdüren büyükbabanın gelişiyle tüm düzeni değişen büyük bir ailedeki kuşak çatışmasını anlatır. 1915 olaylarından sağ kurtulmuş olan bu adam, özerk bir mikrokozmos olarak aile kavramı, devletin koruması, yaşam gücü ve ahlakın yüce birlikteliği gibi, torunlarının yaşamında kaybolmaya yüz tutmuş muhafazakâr değerleri yeniden inşa etmeye ve bu yolla ulusal kimliği ve vatan hissini geri kazanmaya çalışır.
Menq enq, mer sarery [Biz ve dağlarımız]
Henrik Malyan
1969, 94’ (Ermenice; Türkçe altyazılı)
Antaramej Köyü’nün dağlarda çalışan çiftçi ve çobanları kaybolmuş bir koyun bulurlar. Koyunu kesip pişirmeye karar verirler. Gece ziyafet çekerlerken, koyunun aslında köylüleri Revaz’ın olduğunu öğrenirler. “Suçlular” olayın üzerini kapatmak için çobana para verseler de, devlet yetkilileri bir şekilde konudan haberdar olur. Olayı soruşturmak üzere Erivan’dan bir grup güvenlik görevlisinin gönderilişiyle, köydeki biteviye hayat bir anda karışır. Sonuçta, adalet kavramı, devlet otoritesinin dayattığı düzen, köy topluluklarında devletin rolü ve sosyal yapıyla ilgili varsayımlar, gerek güvenlik görevlileri gerekse de köy ahalisi tarafından karşılıklı olarak yeniden gözden geçirilecektir.
19 MAYIS CUMARTESİ KONFERANS PROGRAMI
I. Oturum (13.00- 16.00)
1960’ların Türkiye Sineması ve Komşu Coğrafyalar Üzerine Konuşmalar – Nadire Mater, Zeynep Dadak, Fatih Özgüven, Ahmet Gürata, Dimitris Eleftheriotis (Video konferans)
II. Oturum (16.30- 19.30)
1960’ların Ermenistan Sineması ve Komşu Coğrafyalar Üzerine Konuşmalar – Hrach Bayadyan, Keti Chukhrov, Nazareth Karoyan, Siranush Dvoyan, Vigen Galstyan
I. OTURUM
1960’ların Türkiye Sineması ve Komşu Coğrafyalar Üzerine Konuşmalar
Türkiye Sineması oturumu, 1960’ların tarihsel ve estetik bağlamlarıyla ilişkili çok sayıda meseleyi 1960’ların kültürel yapısı içerisinde tartışmaya açıyor. Nadire Mater, Türkiye ve dünyada 60’ların siyasi ve kültürel alanda yarattığı önemli gelişmelere dair kapsamlı bir giriş sunuyor. Ahmet Gürata, 60’lı yıllarda sinemanın en önemli klasiklerinden sayılan Gurbet Kuşları’na yoğunlaşarak, toplumsal gerçekçiliğin Türkiye bağlamında dönemin politik tartışmalarıyla nasıl ilişkilendiğini ulusal sinema, göç ve sınıf meseleleri etrafında tartışmaya açıyor. Zeynep Dadak, klasik Yeşilçam’ın en güçlü türü olan melodram ve müzikal ilişkisini, Türkiye’de sinemanın ileriki dönemlerinde etkili olacak köşe taşları üzerinden açımlıyor. Fatih Özgüven, dönemin pek fark edilmeyen ancak sıradışı komedilerinden biri olan Bir Gecelik Gelin’i, farklı kültürel etkilenmeler ve temsiller üzerinden ele alıyor. Son olarak, Dimitris Eleftheriotis, komşu coğrafya Yunanistan’ın 1960’lı yıllardaki popular kültürü ve sinemasına, kozmopolit yönelimler ve yer yer yolu Türkiye’de sinemayla kesişen izlekler üzerinden bakan tamamlayıcı bir değerlendirme sunuyor.
II. OTURUM
1960’ların Ermenistan Sineması ve Komşu Coğrafyalar Üzerine Konuşmalar
Ermenistan Sineması oturumu, 1960’ların Sovyet Ermenistan’ındaki tarihsel, siyasal ve kuramsal bağlamları ve dönemi özellikle edebiyat eserleri ve onlara dayanan filmler üzerinden karşılaştırmalı olarak ele alan farklı bakış açıları içeriyor. Vigen Galstyan, 60’lar ve 70’lerin filmlerinin temel izleklerini gözden geçirirken, Ermenistan sinemasının geç modernliğin alternatif tezahürlerinden biri olarak nitelendirilebilecek “çatışmalı” estetiğine yoğunlaşıyor. Siranush Dvoyan, 60’ların sinema ve edebiyattaki hâkim anlatılarının bireysel ve kollektif kişilikler arasında ne tür belirgin gerilimler yarattığını Erankyuni [Üçgen] filmi ve romanı üzerinden tartışıyor. Hrach Bayadyan, Menq enq, mer sarery [Biz ve dağlarımız] filminin uyarlandığı metni ve senaryosunu karşılaştırırken, 60’ların karmaşık konularından biri olan sansürü inceliyor; Sovyet ve Sovyet sonrası dönemde yoğun olarak kullanılan “ulusal sinema” kavramını gözden geçiriyor. Keti Chukhrov, Stalinizm sonrası toplumsal yeniden inşa sürecinin bir aracı olan ahlaki edim ve dönüşümün, 60’lar ve 70’lerin Sovyet sinema ve edebiyatındaki vazgeçilmez yerini siyasal özgürleşme, eşitlik ve sosyalizmin geleceği gibi ana temalar etrafında tartışıyor. Son olarak, Nazareth Karoyan, 60’ların Sovyet Ermenistan’ındaki üç ana toplumsal ve kültürel meseleyi ele alıyor: Genel jeopolitik ve tarihsel bağlam, 20. yüzyılın ikinci yarısında tekerrür eden kuramsal tartışmalar ve 60’lardaki toplumsal ve kültürel dönüşümün Sovyet cephesinde yer alan Ermenistan kültürü üzerindeki etkisi.
BİYOGRAFİLER
Hrach Bayadyan
Erivan Devlet Üniversitesi’nde Medya ve Kültürel Çalışmalar dersleri vermekte ve kültür eleştirileri yayımlamaktadır. Araştırmaları, özellikle post-Sovyet medya kültürü, kentsel mekânlar ve post-Sovyet/post-kolonyal ilişkisi üzerine yoğunlaşır.
Keti Chukhrov
Rus Devlet Beşeri Bilimler Üniversitesi’nin Sanat Kuramı ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde doçenttir. Son olarak, 2011 yılında To be – to Perform: Theatre in the Philosophic Criticism of Art adlı bir kitabı yayımlanmıştır.
Zeynep Dadak
New York Üniversitesi’nde Sinema Çalışmaları doktorasına devam etmekte ve çeşitli üniversitelerde sinema dersleri vermektedir. 2004 yılından bu yana Altyazı yazarı ve yayın kurulu üyesidir. Hâlen, Merve Kayan’la yöneteceği ilk uzun metrajlı filmi Mavi Dalga üzerinde çalışıyor.
Siranush Dvoyan
Erivan Devlet Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat dersleri veren bir edebiyat eleştirmenidir. Post-Sovyet ülkelerindeki Ermeni toplulukların kültürleri, yeni diaspora deneyimleri ve edebiyattaki devrimsel ifadeler alanlarında araştırmalar yürütür.
Dimitris Eleftheriotis
Film ve Televizyon Çalışmaları doçenti ve Glasgow Üniversitesi Tiyatro, Film ve Televizyon Çalışmaları’nın bölüm başkanıdır. Hâlen, Emir Kusturica’nın Yugoslavya döneminde çocukluğun ele alınışı hakkında bir makale, Film and Cosmopolitism’de bir monograf ve Interactions’ın Çağdaş Yunan Kültürü konulu özel sayısı üzerinde çalışmaktadır.
Vigen Galtsyan
Sinema eleştirmeni, fotoğraf kuramcısı ve Galtsyan Sydney’deki New South Wales Sanat Galerisi’nde asistan küratördür. Ayrıca, Erivan’daki ReArk Mimari Araştırma Merkezi’nin kurucularındandır.
Ahmet Gürata
Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü öğretim üyesidir. Türkiye sinema tarihi, alımlama, yeniden-çevrim ve belgesel konusundaki araştırmaları çeşitli derleme ve dergilerde yayımlanmıştır. Düzenli olarak Express ve bir+bir dergilerine yazmaktadır.
Nazareth Karoyan
Sanat eleştirmeni, küratör ve AICA-Ermenistan’ın başkanıdır. Ayrıca, 2011 yılında düzenlenen 54. Venedik Bienali Ermeni Pavyonu’nun küratörlerindendir.
Nadire Mater
Bianet danışmanı ve IPS İletişim Vakfı’nın yönetim kurulu başkanıdır. Gazeteciliğe sosyal hizmet uzmanı olarak çalışırken başladı. Hak odaklı habercilik macerası, son 12 yıldır Bianet’te sürüyor. 2009 yılında Sokak Güzeldir: 1968’de Ne oldu? adlı bir kitabı yayımlandı.
Fatih Özgüven
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema ve TV Bölümü’nde ve Boğaziçi Üniversitesi’nde sinema ve edebiyat dersleri verdi. Hâlen, Radikal gazetesinde haftalık sinema yazıları yazıyor. Son olarak, 2010 yılında Hep Yazmak İsteyenlerin Hikâyeleri (2010) adlı hikâye kitabını yayımladı.

Advertisements
%d bloggers like this: